Dijital Hediye - özlem ve çağlar - Yapay Zeka Hikaye Hediyesi

özlem ve çağlar

İstanbul, boğazın serin sularına yansıyan akşam güneşinin kızıltısıyla adeta büyüleyici bir tabloyu andırıyordu. Şehrin kalabalığı, Karaköy rıhtımında yürüyenlerin ayak seslerine karışırken, zaman burada sanki bambaşka bir ritimde akıyordu. Bu kalabalığın içinde, hayatın koşturmacasından bir anlığına sıyrılmış iki insan vardı: Özlem ve Çağlar.

Özlem, ne zaman heyecanlansa etrafa neşe saçan, gözlerinin içindeki parıltıyla insanı anında etkileyen sempatik bir genç kadındı. Hayatı seven, küçük detaylarda bile mutlu olabilen yapısıyla tanınırdı. Çağlar ise tam anlamıyla bir İstanbul delikanlısıydı; mert, sözünün eri, içi dışı bir, biraz da asabi ama sevdi mi tam sevecek yüreğe sahip biriydi. Yıllardır aynı semtin sokaklarını adımlamış, aynı çay ocağında demlenmişlerdi ama kader onları bugün, bu sahil şeridinde gerçek anlamda baş başa bırakmıştı.

Güneş yavaş yavaş ufukta kaybolurken, Karaköy’den Eminönü’ne doğru süzülen vapurun düdüğü iki kalbin aynı anda atmasına neden oldu. Çağlar cebindeki ellerini çıkardı, derin bir nefes aldı ve boğazın tuzlu kokusunu içine çekti. Yanında duran Özlem’e baktı; onun rüzgârda savrulan saç tellerini izlerken içindeki kelimeler boğazına düğümlendi. Normalde her konuda söyleyecek bir lafı olan delikanlı, şimdi kelimeleri bizzat yutmuş gibi susuyordu.

Özlem, Çağlar’ın bu sessizliğini fark edip neşeyle gülümsedi. "Yine ne düşünüyorsun bakalım?" diye sordu, sesindeki o tatlı tınıyla. "İstanbul’un taçsız kralı gibi dikilmiş, ufukları inceliyorsun."

Çağlar, Özlem’in bu neşeli çıkışına kayıtsız kalamadı; yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. "Seni düşünüyorum Özlem," dedi, sesi her zamankinden daha tok ve içten çıkmıştı. "Bu koca şehirde milyonlarca insan var ama benim gözüm senden başkasını görmüyor. Sen bu şehre geldiğinden beri her şeyin rengi değişti. Boğaz maviydi, şimdi senin gözlerinin tonunu aldı."

Bu beklenmedik itiraf karşısında Özlem’in yanakları al al oldu. İçindeki o coşkulu dalgalar, boğazın sularıyla yarışır hale geldi. Kalbi göğüs kafesini zorlarken, Çağlar’ın ne kadar samimi olduğunu o an bir kez daha anladı. Genç adam, sadece sert duruşlu bir delikanlı değil, aynı zamanda ruhunu ona açmaya hazır cesur bir yürekti.

"Çağlar," dedi Özlem, sesi hafifçe titreyerek. "Burası İstanbul; burada aşklar da masallar da masmavidir ama yarım kalır derler."

Çağlar bir adım öne çıktı, aralarındaki mesafeyi tamamen kapattı. Gözlerini Özlem’in gözlerine sabitledi. "Eğer bir masal yazılacaksa, bu bizim masalımız olur," dedi kararlı bir ses tonuyla. "Yarım kalan ne varsa tamamlamaya geldim ben."

Tarihi yarımadadan yükselen akşam ezanı suları ve martı seslerini kucaklarken, iki genç İstanbul’un en güzel sahilinde birbirlerine tutundular. Zaman durmuş, geriye sadece onların kalplerinden yansıyan bu saf ve engellenemez aşk kalmıştı. Şehir onları sarmalarken, onlar artık tek bir nefes gibiydiler.

1
özlem ve çağlar
İndir

Yetersiz Kredi

Bu işlemi gerçekleştirmek için yeterli krediniz bulunmuyor.

Gerekli Kredi: 100
Mevcut Krediniz: 50

İşleme devam etmek için hesabınıza kredi yüklemeniz gerekmektedir.